Çamlıhemşin'de Ayı Besleyen Nigar Demirci Şimdi Korkuyor: 'Yardım Edin!' Çağrısı

Özet / Öne Çıkanlar
Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinde bir ay boyunca beslediği yavru ayının büyümesiyle tedirgin olan Nigar Demirci, yetkililerden yardım talep etti. Bu olay, bölgedeki insan-ayı çatışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Çamlıhemşin'de Ayı Besleyen Nigar Demirci Şimdi Korkuyor: 'Yardım Edin!' Çağrısı
Rize'nin doğal güzellikleriyle ünlü Çamlıhemşin ilçesi, bu kez yürek burkan ve düşündüren bir olayla gündemde. Yaklaşık bir ay önce evinin çevresine gelen yavru bir ayıyı düzenli olarak beslemeye başlayan Nigar Demirci, ayının büyümesiyle birlikte büyük bir korku yaşamaya başladı. Başlangıçta masum görünen bu dostluk, şimdi Demirci'nin çocukları ve arıcılık yaptığı petekleri için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Yetkililere seslenen Demirci, bu beklenmedik durum karşısında çaresizlik içinde yardım bekliyor.
Nigar Demirci'nin, şefkatle yaklaştığı yavru ayıya yiyecek vermesiyle başlayan süreç, yaban hayatının dinamiklerini gözler önüne seriyor. Doğada kendi başına avlanması ve insanlardan uzak durması gereken bir canlının, insan eliyle beslenmeye alışması, kısa sürede geri dönülmez sorunlara yol açabiliyor. Ayı yavrusunun hızlı büyümesi ve doğal içgüdülerinin ortaya çıkmaya başlamasıyla Demirci, hem kendi ailesinin güvenliği hem de komşuları için endişeleniyor. Özellikle bölgede yaygın olan arıcılık faaliyetleri göz önüne alındığında, ayının bal peteklerine yönelme ihtimali ciddi maddi zararları da beraberinde getirebilir.
Rize'nin Kanayan Yarası: İnsan-Ayı Çatışmaları Artıyor
Nigar Demirci'nin yaşadığı bu durum, Rize ve özellikle Çamlıhemşin gibi yaban hayatının yoğun olduğu bölgelerde giderek artan insan-ayı çatışmalarının yalnızca bir yansıması. Son yıllarda ayılar, yiyecek arayışı içinde yerleşim yerlerine daha sık inmeye başladı. Örneğin, geçtiğimiz Haziran ayında Çamlıhemşin'e bağlı Kaçkar Koçdüzü Yaylası'nda aç kalan bir ayının yaklaşık 20 eve girerek gıda malzemelerini talan ettiği ve büyük zarara yol açtığı biliniyor. Ekim 2025'te de Koçdüzü ve Boğaz Yaylası'nda benzer şekilde evlere girip tahribat yapan ayılar, yayla sakinlerinde büyük tedirginlik yaratmıştı. Daha yakın zamanda, Temmuz 2026'da yine Çamlıhemşin ilçe merkezinde çöp konteynerlerinin yanında yavrularıyla görülen bir anne ayının vatandaşı kovalaması, güvenlik kameralarına yansıyarak bölgedeki gerilimi gözler önüne sermişti.
💡 Önemli Uyarı: Yaban Hayvanlarını Beslemek Doğalarına Zarar Verir!
Doğa Koruma ve Milli Parklar yetkilileri, yaban hayvanlarının beslenmesinin onların doğal avlanma içgüdülerini körelttiğini ve insanlara bağımlı hale getirerek hem hayvanların hem de insanların güvenliğini tehlikeye attığını vurgulamaktadır. Yaban hayvanları, özellikle ayılar, beslenmeye alıştıklarında yerleşim yerlerinden uzaklaşmak istemez ve potansiyel tehlike oluşturabilirler.
Yetkililer Ne Diyor? Hukuki ve Çevresel Boyutlar
Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Rize Şube Müdürlüğü, bu tür olaylara müdahale etmek ve yaban hayatını korumakla görevlidir. Yetkililer, yerleşim yerlerine inen ayıların güvenli bir şekilde doğal yaşam alanlarına geri yönlendirilmesi için çalışmalar yürütmekte ve vatandaşları yiyecek atıklarını açıkta bırakmamaları konusunda sürekli uyarmaktadır. Yaban hayvanlarını beslemek, Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında doğrudan yasak olmamakla birlikte, 'tehlike arz eden hayvanları barındırmak veya beslemek' hükmü çerçevesinde idari para cezalarına tabi tutulabilir ve bu tür eylemler hayvanın doğasına ve insan güvenliğine ciddi zararlar verebilir. Bu durum, sadece hayvan severlikten öte, yaban hayatı yönetimi ve kamu güvenliği açısından hassasiyetle ele alınması gereken bir konudur.
Rize halkının doğal yaşamla iç içe olması kaçınılmaz olsa da, bu tür hassas dengelerin korunması büyük önem taşımaktadır. Nigar Demirci'nin çağrısı, yetkililerin bölgedeki insan-ayı etkileşimine yönelik tedbirleri daha da artırması gerektiğinin bir göstergesi. Yaban hayvanlarının doğada kalması, insanlar için güvenli alanların sağlanması ve atık yönetimi konusunda farkındalığın artırılması, benzer olayların önüne geçmek için atılması gereken en önemli adımlardır.


