Danıştay Kararı Rize'nin Asırlık Atmaca Geleneğini Vurdu: Festival İptal Edildi, Atmacacılar Ayakta!

Özet / Öne Çıkanlar
Doğu Karadeniz'in köklü atmacacılık geleneği, Danıştay'ın "ğaço" adı verilen kızıl sırtlı örümcek kuşunun avda kullanımını yasaklamasıyla büyük bir darbe aldı. Bu kararın ardından Rizeli atmacacılar tepki gösterirken, her yıl coşkuyla düzenlenen geleneksel Atmaca Festivali de iptal edildi.
Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yüzyıllardır süregelen ve yöre halkı için derin kültürel anlam taşıyan atmacacılık geleneği, Danıştay'dan gelen emsal niteliğindeki bir kararla sarsıldı. Doğa Derneği'nin açtığı dava sonucunda Danıştay, atmaca yakalamada "mühre" veya "çığırtkan" olarak kullanılan ve bölgede "ğaço" veya "ciciyen" adıyla bilinen kızıl sırtlı örümcek kuşunun yakalanmasını ve kullanılmasını yasakladı. Bu karar, Rize başta olmak üzere bölgedeki atmacacılar arasında büyük tepkiye yol açarken, her yıl coşkuyla düzenlenen geleneksel Atmaca Festivali'nin de iptal edildiği duyuruldu.
"Ğaço" Yasağı Geleneğin Geleceğini Tehdit Ediyor
Danıştay'ın bu kararı, 2021-2022 Merkez Av Komisyonu kararlarının iptali istemiyle Doğa Derneği tarafından açılan bir davanın neticesinde alındı. Kararın temelinde Türkiye'nin 1984 yılında taraf olduğu Bern Sözleşmesi (Avrupa Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi) yatıyor. Sözleşme kapsamında kızıl sırtlı örümcek kuşu koruma altındaki türler arasında yer alıyor. Hukuki süreçte, kuşun atmaca avcılığı çerçevesinde öldürüldüğü iddiaları gündeme gelmiş olsa da, atmacacılar kuşları canlı olarak kullandıklarını ve sezon sonunda doğaya geri bıraktıklarını savunuyor.
💡 Önemli Not: Bu Danıştay kararından önce, 2026 yılının Mart ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM), Rize ve Artvin'de sürdürülen atmacacılık geleneğinin yasaklanması yerine denetimli ve bilimsel esaslara dayalı bir sistemle devam etmesini sağlayacak bir düzenleme kabul edilmişti. Bu durum, mevcut kararla hukuki bir çelişki oluşturuyor ve geleneğin geleceği hakkında yeni bir tartışma başlatıyor.
Atmacacılar Federasyonu Başkanı Yahya Terzi'den Sert Tepki ve Çağrı
Karara en sert tepkilerden biri, Atmacacılar Federasyonu Başkanı Yahya Terzi'den geldi. Terzi, yöre insanı ile kuşlar arasındaki bağın yanlış anlaşıldığını belirterek, Doğa Derneği üyelerini, veganları ve hayvanseverleri bölgeye gelip bu kültürü yerinde görmeye davet etti. Yahya Terzi, "Ğaço" kuşunun bölgede yerleşik olmadığını, yalnızca göç mevsiminde geçiş yaptığını vurguladı. Terzi, atmacacıların bu kuşlara evlatları gibi baktıklarını, bir veya iki tane yakaladıklarını ve atmaca yakalamak için kullandıklarını, öldürmelerinin söz konusu olmadığını ifade etti. "Ğaço öldüğü zaman biz de ölmüş oluyoruz, tenteye gidemeyiz. Bunu bilmiyorlar" sözleriyle duygularını dile getiren Terzi, kuşlara kötü muamele iddialarını reddetti.
Rize Halkı İçin Bir Yaşam Tarzı: Atmacacılık
Rize ve çevresinde yaklaşık 500-600 yıldır sürdürülen atmacacılık, sadece bir avcılık faaliyeti olmaktan öte, kültürel bir miras ve yaşam tarzı olarak kabul ediliyor. Rizeliler için atmaca sevdası, çocukluktan itibaren aşılanan, sabır ve ustalığı gerektiren bir tutku. Atmacacılar, yakaladıkları atmacaları belli bir süre eğittikten ve bıldırcın avında kullandıktan sonra av sezonu sonunda doğaya geri bırakma şenlikleri düzenliyor. Bu geleneğin en önemli parçalarından biri olan "ğaço" kuşunun yasaklanması, binlerce Rizelinin kültürel kimliğinin ve günlük yaşamının önemli bir parçasını doğrudan etkileyecek nitelikte.
Hukuki Süreç ve Gelecek Beklentileri
İstanbul Kent Üniversitesi'nden hukukçu Doç. Dr. Murat Can Pehlivanoğlu da Danıştay'ın kararını değerlendirerek, hayvanseverlerin yanlış anladığı bir husus olduğunu, kızıl sırtlı örümcek kuşlarının öldürülmediğini, sadece atmaca yakalamak için kullanıldığını ve daha sonra serbest bırakıldığını belirtti. Pehlivanoğlu, "Kızıl sırtlı örümcek kuşunu kullanmadığınız zaman atmaca geleneğini sürdürmek imkansız" ifadelerini kullanarak, Türkiye'nin Bern Sözleşmesi'nin istisna hükümlerini işletmesi ve Merkez Av Komisyonu kararlarını yeniden düzenlemesi gerektiğini savundu. Bölge halkı ve atmacacılık dernekleri, bu asırlık geleneğin yaşatılması için kararın yeniden gözden geçirilmesini ve hem doğa koruma hassasiyetine hem de kültürel mirasın korunmasına hizmet edecek ortak bir yol haritasının belirlenmesini talep ediyor.


