Rize Gazete LogoRize Gazete

Rize Çayı Alarm Veriyor: 'Sessiz Sezon' Tehlikeli Bir Yanılsama mı?

29 Ağustos 2026 14:01
3 dk okuma
Rize Çayı Alarm Veriyor: 'Sessiz Sezon' Tehlikeli Bir Yanılsama mı?
Fotoğraf: Rize Gazete Arşivi

Özet / Öne Çıkanlar

Gazeteci Aytekin Kalender, Rize çay sektöründeki mevcut sakinliğin aldatıcı olabileceği konusunda sert bir uyarıda bulunarak, yaşanan rekolte düşüşü, artan maliyetler ve genç neslin çay tarımından uzaklaşması gibi kronik sorunlara dikkat çekti. Kalender, çayda günü kurtarmanın kolay olduğunu ancak gelecek 20 yılı kurtarmanın esas mesele olduğunu vurguladı.

Rize Çayı Alarm Veriyor: 'Sessiz Sezon' Tehlikeli Bir Yanılsama mı?

Rize’nin kadim geçim kaynağı olan çay tarımı, görünürdeki sakin bir hasat sezonunun ardında derinleşen yapısal sorunlarla boğuşuyor. Gazeteci Aytekin Kalender, "Çayda Sessiz Sezon, Peki Bu Sessizlik Hayra mı?" başlıklı son köşe yazısında, bu yıl yaşanan nispi dinginliğin aslında bölge için büyük bir tehlikeye işaret ettiğini belirtti. Kalender'e göre, fabrika önlerindeki uzun kuyrukların ve kota tartışmalarının azalması, sorunların çözüldüğü anlamına gelmiyor; aksine, sektörün geleceği açısından kritik uyarıları beraberinde getiriyor.

Sessiz Sezonun Perde Arkası: Rekolte Düşüşü ve Kronik Sorunlar

2026 yaş çay sezonunun ikinci sürgün döneminin geçmiş yıllara göre daha sakin geçmesi, bazı kesimlerde rahatlama yaratmış olsa da, Aytekin Kalender bu durumu farklı yorumluyor. Sahadan gelen ilk bilgilerin çay rekoltesinde önemli bir düşüşe işaret ettiğini belirten Kalender, kesin rakamların önümüzdeki günlerde netleşeceğini ifade etti. Bu düşüşün arkasındaki temel nedenler arasında iklim değişikliği, yaşlanan çay bahçeleri, bozulan toprak yapısı, sürekli artan işçilik maliyetleri ve genç neslin çay tarımından uzaklaşması yer alıyor.

💡 Önemli Uyarı: Gazeteci Aytekin Kalender, “Çayda günü kurtarmak kolaydır. Mesele gelecek 20 yılı kurtarmaktır” diyerek kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli stratejilerin gerekliliğini vurguladı.

Üreticinin İsyanı ve Düşük Fiyat Kâbusu

Sezon başında yaşanan üretici mağduriyetleri, "sessiz sezon" algısını gölgelemeye devam ediyor. Haziran 2026'da Rize genelinde çay üreticileri, ÇAYKUR'un kota ve kontenjan uygulamaları nedeniyle ciddi protestolar düzenledi. Üreticiler, devletin kilogram başına açıkladığı 35 TL'lik taban fiyata rağmen özel sektörün 25-28 TL gibi çok daha düşük fiyatlarla ve 6 ila 12 aya varan vadelerle çay alımına tepki gösterdi. Rize Ziraat Odası Başkanı Bünyamin Arslan'ın açıkladığı 2026 yılı işçilik ücretlerine göre, ton başına 10.000 TL, günlük yevmiye ise 3.000 TL olarak belirlenmiş durumda. Gübre fiyatlarındaki %40'a varan artışla birlikte, üreticilerin maliyetleri katlanarak yükseldi ve çayın kilogram maliyeti, satış fiyatının çok üzerine çıktı.

CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, Zafer Partisi Rize İl Başkanı Hüseyin Karaman gibi siyasi figürler de çay üreticilerinin sorunlarına dikkat çekerek, ÇAYKUR'un tüm çayı alması ve özel sektör fiyatlarına taban fiyat garantisi getirilmesi çağrısında bulundu. Yeni Parti lideri Özgür Özel de Rize'deki konuşmasında, iktidara gelmeleri halinde çiftçilerin kredi borçlarının faizlerini sileceklerini vaat etti.

Çay Kanunu: Yılan Hikâyesine Dönen Beklenti

Rize çay sektörünün en kronik sorunlarından biri, yıllardır çıkarılamayan "Çay Kanunu" beklentisi. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) bünyesinde 2020 yılında başlatılan yasa taslağı hazırlık çalışmaları devam ederken, 2024'ün sonlarında TBMM'ye sunulan bir taslak, üreticilerin yeterince temsil edilmediği gerekçesiyle eleştirilere neden oldu. AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu, 28 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Çay Kanunu'nun sadece taban fiyat düzenlemesi olmaması gerektiğini vurgulayarak, kapsamlı bir yapısal reform ihtiyacına işaret etti. Üreticiler ve sivil toplum kuruluşları, uzun süredir adil ve sürdürülebilir bir çay kanununun çıkarılması için mitingler ve çağrılar düzenliyor.

Rize'nin Geleceği Tehlikede: Mehmet Erdoğan'dan Göç Uyarısı

Aytekin Kalender'in yazısında da değinilen en ciddi endişelerden biri, çay sektöründeki sorunların Rize'den göçü tetikleme potansiyeli. Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan, çay sektöründe kapsamlı reformlar yapılmaması halinde Doğu Karadeniz'de yeniden büyük bir göç dalgasının yaşanabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Rize'deki nüfusun önemli bir kısmının zaten il dışında yaşadığı, çay dışında yeterli gelir kaynağının bulunmaması ve çayın artık tek başına geçim kaynağı olmaktan çıkması, bu göç riskini artırıyor.

Umut Veren Adımlar: Sürdürülebilir Tarım ve Kuraklığa Dayanıklı Çay

Bu olumsuz tabloya rağmen, sektörde umut vadeden bazı gelişmeler de yaşanıyor. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ve ÇAYKUR, küresel iklim değişikliğinin etkilerine karşı kuraklığa dayanıklı çay çeşitlerini belirlemek üzere ortak bir proje yürütüyor. Japonya, Çin ve Azerbaycan'dan getirilen çay bitkileri üzerinde yapılan çalışmalarla, geleceğin çay tarımına yönelik stratejiler geliştiriliyor. Ayrıca Migros, Rize Valiliği koordinasyonunda Rize Belediyesi, Rize Ticaret Borsası ve ÇAYKUR'un işbirliğiyle 160 çay bahçesinde verimli ve sürdürülebilir bir üretim modelini hayata geçirdi. Bu proje, hem çayın kalitesini artırmayı hem de toprağın verimini koruyarak üretimin sürekliliğini sağlamayı hedefliyor.