Rize'de Alarm Zilleri Çalıyor: Çay Fabrikası Tozlarında Ağır Metal Kirliliği Araştırılacak, Halk Sağlığı Risk Altında mı?

Özet / Öne Çıkanlar
Rize'de faaliyet gösteren 100'den fazla çay fabrikasının çevresindeki yerleşim alanlarında yüzey tozlarında ağır metal kirliliği ve olası insan sağlığı riskleri, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi tarafından yürütülecek ve TÜBİTAK destekli bir projeyle mercek altına alınıyor. Bu kritik araştırma, özellikle çocuklar ve yetişkinler üzerindeki potansiyel sağlık etkilerini değerlendirecek.
Karadeniz'in yeşil incisi Rize'de, ekonominin bel kemiği olan çay sektörünün gölgesinde önemli bir çevre ve halk sağlığı sorunu gündemde. Kentte irili ufaklı 100'ün üzerinde çay fabrikasının yoğun faaliyeti, beraberinde çevresel kirlilik endişelerini getirirken, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) öncülüğünde çay işleme tesisleri çevresindeki yüzey tozlarında ağır metal kirliliğini ve insan sağlığı risklerini araştıracak kapsamlı bir proje başlatıldı. TÜBİTAK'tan destek alan bu çalışma, Rize halkının sağlığı ve bölgenin eşsiz doğası için kritik önem taşıyor.
Rize'de Çay Fabrikaları ve Süregelen Çevresel Tartışmalar
Rize'de çay üretimi, her yıl Mayıs ayında başlayıp Ekim ayı sonuna kadar devam eden yoğun bir süreci kapsıyor. Bu dönemde faaliyet gösteren çok sayıda çay fabrikası, bölge ekonomisine büyük katkı sağlasa da, çevreye yaydığı toz, duman ve atık sular nedeniyle uzun süredir tartışmaların odağında. Özellikle Ardeşen ilçesi Işıklı Mahallesi sakinleri, ÇAYKUR'a ait bir fabrikanın bacalarından çıkan yoğun duman ve çay tozlarının evlerine kadar ulaştığını, yaşam kalitelerini düşürdüğünü ve atık suların dereye karıştığını iddia ederek şikayetlerini çeşitli platformlara taşımışlardı.
Geçmiş dönemlerde CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı da, birçok çay fabrikasının baca filtresi takmaması nedeniyle çevre kirliliğine yol açtığını ve insan sağlığını tehdit ettiğini belirtmiş, durumu Çevre Bakanlığı ve Rize Valiliği'nin dikkatine sunmuştu.
💡 Önemli Bilgi: Rize'deki çay fabrikalarının sayısı 100'ü aşkın olup, bunlar hem kamu (ÇAYKUR) hem de özel sektöre aittir. Bu yoğunluk, çevresel etki potansiyelini artırmaktadır.
TÜBİTAK Destekli Projenin Detayları ve Hedefleri
Rize'nin çevresel geleceği için bir umut ışığı olan “Çay İşleme Tesisleri Çevresindeki Yerleşim Alanlarının Yüzey Tozlarında Ağır Metal Kirliliği ve İnsan Sağlığı Riskinin Değerlendirilmesi” başlıklı proje, TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Modülü kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Projenin yürütücülüğünü Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erkan Kırış üstleniyor. Araştırma ekibinde ise yine RTEÜ Fizik Bölümü'nden Doç. Dr. Nilay Akçay ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü'nden Doç. Dr. Hülya Aykaç Özen yer alıyor.
Bu araştırma, çay işleme tesislerinin çevresindeki yerleşim bölgelerinden toplanacak yüzey tozu örneklerindeki ağır metal konsantrasyonlarını belirleyecek. Ardından, elde edilen veriler ışığında, bu kirliliğin özellikle çocuklar ve yetişkinler üzerindeki olası sağlık riskleri detaylı bir şekilde değerlendirilecek. Proje sonuçlarının, bölgedeki çevresel kirliliğin bilimsel olarak anlaşılmasına ve gelecekteki çevresel izleme çalışmalarına önemli katkılar sağlaması hedefleniyor.
Önceki Araştırmalar Ne Diyor?
Rize'de çay ve ağır metaller üzerine yapılan önceki akademik çalışmalar da bu konunun ciddiyetini ortaya koyuyor. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü'nden Ali Terzi'nin 2023 tarihli yüksek lisans tezinde, Rize bölgesindeki çay tarlalarından alınan toprak, yeşil çay yapraklarından üretilen siyah çay ve demlenmiş çay örneklerinde alüminyum (Al) ve kurşun (Pb) elementlerinin insan sağlığı açısından güvenli olmadığı sonucuna varılmıştı. Aynı çalışmada demir (Fe), bakır (Cu) ve çinko (Zn) için ise olumsuz bir etki gözlemlenmemişti.
Bir diğer araştırma ise Rize'nin Derepazarı ilçesindeki geleneksel çay tarımı yapılan araziler ile Hemşin'deki organik çay tarımı yapılan arazilerdeki toprakların ağır metal içeriklerini karşılaştırmış ve geleneksel tarım alanlarının topraklarında demir ve kurşun miktarının istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek olduğunu tespit etmişti.
ÇAYKUR'dan Açıklama ve Resmi Durum
ÇAYKUR, çevre kirliliği iddialarına ilişkin yaptığı açıklamalarda, fabrikalarında üretim aşamalarında ortaya çıkan toz ve baca dumanının çevreye vereceği olumsuz etkileri önlemek amacıyla sürekli teknik iyileştirmeler yapıldığını ve tüm fabrikalarında çoklu toz toplama filtre sistemleri kurulduğunu belirtiyor. Kurum, işletmelerinin Çevre İl Müdürlükleri tarafından düzenli olarak denetlendiğini ve çevreye salınan toz ve duman ölçümlerinin periyodik olarak kontrol edildiğini, resmi izin belgesi olmadan faaliyet gösteren hiçbir işletmelerinin bulunmadığını vurguluyor.
Ancak, yeni başlatılan bu kapsamlı araştırma, mevcut durumun daha derinlemesine incelenmesi gerektiğini ve halk sağlığı üzerindeki potansiyel etkilerin bilimsel verilerle ortaya konmasının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Rize halkı ve çevre sağlığı aktivistleri, projenin sonuçlarını merakla bekliyor.
İlgili Haberler

Rize'nin Eşsiz Geleneği: Yayla Minareleri Kış Uykusuna Yattı, Çığ Riskine Karşı Benzersiz Önlem

Türk Kızılay Rize Şubesi'nden Dev Sosyal Proje: Günlük 500 Kişiye Sıcak Yemek Sunulacak Aşevi Şubat 2027'de Hizmete Giriyor
