Rize Gazete LogoRize Gazete

Rize'de Kaya Düşmesi Riski Altındaki Kritik Kamu Binaları İçin Dev Koruma Kalkanı: AFAD ve 112 Artık Güvende!

4 Ağustos 2026 10:02
3 dk okuma
Rize'de Kaya Düşmesi Riski Altındaki Kritik Kamu Binaları İçin Dev Koruma Kalkanı: AFAD ve 112 Artık Güvende!
Fotoğraf: Rize Gazete Arşivi

Özet / Öne Çıkanlar

Rize'nin Akarsu köyünde, eski bir taş ocağı alanına inşa edilen AFAD ve 112 Acil Çağrı Merkezi binaları, yamaçtan düşen kaya riskine karşı kapsamlı güvenlik önlemleriyle koruma altına alındı. Proje kapsamında dev bariyerler, kaya örtüleme ve kum havuzları inşa edildi.

Rize'de Kritik Kamu Binaları İçin Dev Koruma Kalkanı: AFAD ve 112 Artık Güvende!

Rize'nin Güneysu yolu üzerindeki Akarsu köyünde konumlanan ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ev sahipliği yapan kritik kamu binaları, uzun süredir devam eden kaya düşmesi riskine karşı kapsamlı güvenlik önlemleriyle donatıldı. Tamamlanan afet risk azaltma çalışmaları sayesinde, bu hayati merkezlerin kesintisiz hizmet vermesi hedefleniyor.

Riskli Konum ve Geçmişteki Tehlikeler

Akarsu köyündeki yerleşke, geçmişte taş ocağı olarak kullanılmış bir alana kurulmuş olması nedeniyle yamaçlardan gelebilecek kaya düşmelerine karşı savunmasız bir durumdaydı. Bölgede yaşanan olaylar, bu riskin ciddiyetini gözler önüne sermişti. Son olarak Mart 2024'te, 112 Acil Çağrı Merkezi'nin hemen arkasında bulunan halı sahaya dev kayalar düşmüş, büyük bir gürültü ve sarsıntıya neden olmuştu. Yaklaşık üç yıl önce de Karayolları Şube Şefliği binasının arkasına düşen kayalar hasara yol açmış, bölge sakinleri ve kamu görevlileri arasında ciddi endişelere neden olmuştu.

⚠️ Önemli Uyarı: Kamu binalarının eski bir taş ocağı sahasına inşa edilmesi, yapılaşma süreçlerinde risk analizlerinin ne denli kritik olduğunu bir kez daha gösteriyor. Alınan önlemler, benzer projelerde çevresel ve jeolojik faktörlerin titizlikle değerlendirilmesinin önemini vurgulamaktadır.

Kapsamlı Mühendislik Çözümleri Hayata Geçirildi

Rize Valiliği koordinasyonunda yürütülen afet risk azaltma çalışmaları kapsamında, bölgenin detaylı risk haritası çıkarıldı ve Jeolojik Etüt Raporu (JER) hazırlandı. Bu rapor doğrultusunda, yerleşkeyi olası kaya düşmelerinden korumak amacıyla çeşitli mühendislik projeleri hayata geçirildi. Uygulanan güvenlik önlemleri arasında şunlar yer alıyor:

  • Sedde Bariyer: 150 metre uzunluğunda ve 6,75 metre yüksekliğinde dev bir sedde bariyer inşa edildi.
  • Kaya Örtüleme: Risk taşıyan 7 farklı noktada toplam 2.724 metrekare kaya örtüleme uygulaması yapıldı.
  • Kum Havuzu: Yüksek enerjili kaya düşmelerine karşı sönümleyici ve koruyucu nitelikte 7.000 metreküp hacminde kum havuzu oluşturuldu.
  • Kaya Tutucu Bariyer: 72 metre uzunluğunda, 5 metre yüksekliğinde ve 2.000 kilojul enerji kapasitesine sahip özel kaya tutucu bariyerler kuruldu.

Kesintisiz Hizmet ve Toplumsal Güvenlik Vurgusu

3 Ağustos 2026 tarihinde tamamlandığı belirtilen bu çalışmalarla birlikte, özellikle afet ve acil durumlarda ilk müdahale ve koordinasyon görevini üstlenen AFAD ve 112 Acil Çağrı Merkezi binalarının kaya düşmesi riskine karşı daha güvenli hale getirildiği ifade edildi. Bu tür kurumların hizmetlerini kesintisiz sürdürebilmesi, Rize gibi coğrafi yapısı nedeniyle afetlere yatkın bir ilde toplumsal güvenlik ve hızlı müdahale kapasitesi açısından büyük önem taşıyor.

Rize'deki Taş Ocağı Tartışmaları Gölgesinde Güvenlik İhtiyacı

Rize, son yıllarda İkizdere ve Çağrankaya Vadisi başta olmak üzere birçok bölgesinde taş ocağı projeleriyle ilgili hararetli tartışmalara ve hukuki süreçlere sahne oldu. İyidere Lojistik Limanı projesi için malzeme sağlamak amacıyla açılmak istenen taş ocakları, çevresel etkileri ve ekolojik dengeye vereceği zararlar nedeniyle yerel halkın ve sivil toplum kuruluşlarının büyük tepkisini çekmişti. Hatta bazı "ÇED gerekli değildir" kararları mahkemeler tarafından iptal edilmişti. Bu bağlamda, mevcut kamu binalarının güvenlik altına alınması, geçmişte yapılan yapılaşma tercihlerinin ve çevresel risk faktörlerinin yeniden değerlendirilmesi gerekliliğini de gözler önüne seriyor. Kentin doğal yapısıyla uyumlu, riskleri minimize eden sürdürülebilir kalkınma modellerinin önemi, bu tür projelerle bir kez daha teyit edilmiş oluyor.