Son Dakika
Rize'de Filistin Destekçilerine Saldırı: Boykot Nöbetinde Gergin Anlar, Kaçırma Girişimi İddiası!
Rize Gazete LogoRize Gazete

Rize'nin Kaderi Değişiyor: Prof. Dr. Kadıoğlu'ndan Kritik İklim Uyarısı: 'Yağışın Miktarı Değil, Hazırlık Belirleyecek!'

22 Eylül 2026 11:05
3 dk okuma
Rize'nin Kaderi Değişiyor: Prof. Dr. Kadıoğlu'ndan Kritik İklim Uyarısı: 'Yağışın Miktarı Değil, Hazırlık Belirleyecek!'
Fotoğraf: Rize Gazete Arşivi

Özet / Öne Çıkanlar

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Rize'nin geleceğinin iklim değişikliğine bağlı değişen yağış rejimine ne kadar hazırlıklı olduğuyla şekilleneceğini vurgulayarak, son dönemdeki sel ve heyelanların ardından acil önlemler alınması gerektiğine dikkat çekti.

Türkiye'nin en fazla yağış alan illerinden Rize, son haftalarda peş peşe yaşanan şiddetli yağış, sel ve heyelan felaketleriyle gündemden düşmüyor. Bu kritik dönemde, İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu'ndan Rize'nin geleceğine dair çarpıcı bir uyarı geldi. Kadıoğlu, Rize'nin çok yağış almasının onu korumadığını, aksine değişen yağış rejiminin yarattığı daha seyrek ama şiddetli sağanaklara karşı hazırlıklı olmanın hayati önem taşıdığını belirtti.

İklim Değişikliği ve Rize'nin 'Yeni Normali'

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, iklim değişikliğinin Karadeniz üzerindeki etkilerini Rizedeyiz.com'a değerlendirirken, bölgenin iklim koşullarının Karadeniz yüzey su sıcaklığının Akdeniz sıcaklığına yaklaşmasıyla değiştiğini ifade etti. Bu durumun, aynı yağış sistemlerinin artık daha kısa sürede daha şiddetli sağanaklar bırakmasına zemin hazırladığını vurgulayan Kadıoğlu, "Rize'nin geleceği yağmurun miktarından çok ona ne kadar hazırlıklı olduğumuzla belirlenecek" dedi. Kadıoğlu, afetlerin sadece gökten yağan yağışla ilgili olmadığını, dere yataklarının daraltılması, taşkın alanlarının yapılaşmaya açılması gibi yanlış uygulamaların da felaketleri tetiklediğini belirterek, "Havaya değil, yere bakın" uyarısında bulundu.

💡 Prof. Dr. Kadıoğlu'ndan Önemli Vurgu: "Rize yağmursuz yaşayamaz; ama artık her yağmur bereket değil. Doğayla inatlaşmak yerine onun yeni ritmine uygun adımlar atmalıyız: hazırlanın, uyum sağlayın ve bunu erken yapın."

Son Yaşanan Felaketler ve Yerel Yönetimlerin Harekete Geçişi

19-20 Eylül 2026 tarihlerinde Rize'nin İyidere ve Pazar ilçelerinde etkili olan şiddetli yağışlar, geniş çaplı sel, taşkın ve heyelanlara yol açtı. İyidere'de metrekareye 189 kilogram yağış düşerken, ilçe merkezi balçık ve sular altında kaldı; 16 iş yeri ve 3 konutta hasar tespit edildi. Pazar ilçesinde ise 9 mahalle ve 7 köyde ciddi hasar oluştu, yaklaşık 40 ev heyelan riski nedeniyle tedbir amaçlı boşaltıldı. AFAD, Rize Belediyesi ve diğer kamu kurumları, suların çekilmesiyle birlikte temizlik ve hasar tespit çalışmalarına hızla başladı.

Riskli Bölgeler ve Altyapı Hamleleri

Kadıoğlu, özellikle dik yamaçlara ve kısa derelere sahip Güneysu gibi ilçelerin sel ve heyelan riski açısından yüksek hassasiyete sahip olduğunu belirtti. Rize Belediyesi, kent merkezindeki riskli 16 dere yatağında taşkın önleme projesi başlatarak, dere yataklarının temizlenmesi, genişletilmesi ve dağ yamaçlarında tersip bentleri inşa edilmesini hedefliyor. Proje kapsamında dere yataklarındaki yapılaşmaların da arındırılacağı açıklandı. Ayrıca, Rize'nin afetlere karşı direncini artırmak amacıyla İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında bir çalıştay düzenlenerek somut tedbirler için yol haritası belirlenmeye çalışılıyor. “Çok Nemli İklime Sahip Doğu Karadeniz Bölgesinde Entegre Doğal Kaynak Yönetimi Projesi (DOKSAY)” ve Rize Entegre Su Projesi gibi önemli yatırımlar da bölgenin iklim değişikliğine adaptasyonunda kilit rol oynuyor.

Tarım ve Turizmde Yeni Fırsatlar ve Değişen Dengeler

İklim değişikliği Rize için sadece riskleri değil, aynı zamanda bazı fırsatları da beraberinde getiriyor. Prof. Dr. Kadıoğlu'na göre, ılıman kışlar çay sürgününü öne çekebilir ve yayla etekleri yeni çay alanlarına dönüşebilir. Kivi, narenciye ve avokado gibi ürünlerin sahil kesimlerinde yetiştirilmesi tarımsal çeşitliliği artırabilirken, Ayder ve Pokut gibi yüksek yaylalar iç bölgelerde artan sıcaklıklara karşı doğal serinleme alanları olarak turizmde yeni bir çekim merkezi haline gelebilir. Ancak bu fırsatların değerlendirilmesi ve risklerin yönetilmesi, doğru planlama ve erken adaptasyon stratejilerine bağlı.