Rize Gazete LogoRize Gazete

Rize'nin Yağmurla İmtihanı: İklim Değişikliği ve Artan Afet Riski Karşısında Hazırlık Düzeyi Mercek Altında

20 Ağustos 2026 11:03
3 dk okuma
Rize'nin Yağmurla İmtihanı: İklim Değişikliği ve Artan Afet Riski Karşısında Hazırlık Düzeyi Mercek Altında
Fotoğraf: Rize Gazete Arşivi

Özet / Öne Çıkanlar

Türkiye'de 1 Ekim 2025 ile 31 Temmuz 2026 arasındaki 10 aylık dönemde en fazla yağışı alan il olan Rize'de, gazeteci Aytekin Kalender'in köşe yazısıyla gündeme getirdiği iklim değişikliğinin etkileri ve şehirin artan afet risklerine karşı ne kadar hazırlıklı olduğu sorusu, kamuoyunda geniş yankı buldu.

Rize'nin Yağmurla İmtihanı: İklim Değişikliği ve Artan Afet Riski Karşısında Hazırlık Düzeyi Mercek Altında

Doğu Karadeniz'in yemyeşil doğası ve dört mevsimi kucaklayan yağışlı iklimiyle ünlü Rize, son dönemde iklim değişikliğinin getirdiği yeni zorluklarla karşı karşıya. Türkiye'nin 1 Ekim 2025 ile 31 Temmuz 2026 arasındaki 10 aylık dönemde en fazla yağış alan ili olmasıyla dikkat çeken Rize'de, yerel gazeteci Aytekin Kalender'in gündeme taşıdığı afetlere hazırlık düzeyi, şehirde büyük bir tartışma başlattı. Kalender, Rize'nin yağışa alışık olduğunu ancak afete ne kadar hazır olduğunu sorgulayan kritik bir köşe yazısıyla şehrin geleceğine dair önemli soruları dile getirdi.

Rize'nin Değişen Yağış Rejimi: Rakamlar Ne Söylüyor?

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, 1 Ekim 2025 ile 31 Temmuz 2026 tarihleri arasında Rize'ye düşen toplam yağış miktarı 1347,7 milimetre olarak kaydedildi. Bu rakam, aynı dönemde Türkiye genelinde ölçülen ortalama 693 milimetrelik yağışın neredeyse iki katı. Bu durum, Rize'yi söz konusu dönemde Türkiye'nin en fazla yağış alan ili konumuna taşıdı. Ancak durumun ironik bir yanı da bulunuyor; Kalender, Rize'nin Türkiye genelinde en fazla yağış alan il olmasına rağmen, kent çevresindeki bazı bölgelerde toplam yağışın uzun yıllar normallerine göre yüzde 20'ye varan oranlarda düşük gerçekleştiğini belirtiyor. Bu paradoks, yağış miktarından ziyade yağış rejimindeki değişimlerin ve ani, lokal şiddetli sağanakların afet riskini artırdığını gözler önüne seriyor. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Ekoloji ve Ekosistem Uzmanı Prof. Dr. Turan Yüksek, son 20 yılda kış yağışlarında yüzde 10 azalma yaşanırken, ilkbaharda yüzde 25, yaz ve sonbaharda ise yüzde 4 artış olduğunu ifade ediyor. Bu mevsimsel kaymalar, özellikle yaz aylarında “yaz gelmedi” veya “güneşi göremedik” gibi şikayetleri beraberinde getirirken, yüksek nem ve uzun süreli bulutluluk da bu algıyı pekiştiriyor.

💡 Önemli Not: Rize, yıllık ortalama 2300 mm üzerindeki yağış miktarıyla Türkiye'nin en çok yağış alan ilidir. Ancak, son dönemde yaşanan iklim değişikliği, yağışların dağılımını ve şiddetini değiştirerek geleneksel yağmur rejiminin dışına çıkarıyor ve afet riskini artırıyor.

İklim Değişikliğinin Gölgesinde Afet Bilançosu

Rize'nin dik topoğrafik yapısı, jeolojik özellikleri ve yoğun yağış rejimi, kenti sel ve heyelanlara karşı oldukça hassas bir konuma getiriyor. Küresel iklim değişikliğinin etkisiyle görülen ani ve şiddetli yağışlar, sel, taşkın ve özellikle eğimli arazilerde heyelanlara neden oluyor. AFAD verilerine göre, 2022 yılında 650 olan doğal afet vaka sayısı, 2023'te iki katına çıkarak 1250'ye ulaştı. Uzmanlar, heyelan riski taşıyan sahaların çay arazisine dönüştürülmesi, yanlış yapılaşma ve dere yataklarının daraltılmasının heyelanları tetiklediği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor. Rize'nin yakın geçmişi, birçok acı afet deneyimiyle dolu:

  • 1983: Pazar ve Fındıklı ilçelerinde taşkın ve heyelanlar sonucu 27 can kaybı yaşandı.
  • 1990: Çamlıhemşin'de meydana gelen heyelanda 51 kişi hayatını kaybetti.
  • 1996: Yılın 287 ve 288. günlerinde sağanak yağışların ardından 33 heyelan meydana geldi, 56 bina oturulamaz hale geldi.
  • 2010: Gündoğdu beldesindeki şiddetli yağmurlar afete yol açtı, 13 kişi öldü, 1 kişi kayboldu.
  • 2021: 14 Temmuz'da yaşanan sel felaketinde 6 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi kayboldu ve bir ev yıkıldı.
  • Eylül 2025: 19-21 Eylül tarihlerinde 36 saatte metrekareye düşen 355 kilogram yağış, 1977'den bu yana ölçülen en yüksek değer oldu ve ciddi riskler atlattıldı.
  • Ağustos 2026: 14 Ağustos'ta 5 ilçede toplam 61 noktada heyelan ve küçük çaplı menfez taşkınları meydana geldi, İl Özel İdaresi kriz masası oluşturarak müdahalede bulundu.

Afetlere Karşı Rize'nin Direnci ve Çözüm Önerileri

Rize Valiliği ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), ildeki afet riskini azaltmak için çeşitli çalışmalar yürütüyor. Rize'de dere yataklarına 35 taşkın erken uyarı sistemi kurulduğu ve İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında kentin yüzde 96'sının sel ve heyelanlara karşı hazırlıklı hale getirilmeye çalışıldığı belirtiliyor. Ancak Kalender'in de işaret ettiği gibi, asıl mesele mevcut altyapının ve planların değişen iklim koşullarına ne kadar adapte olduğudur. AFAD'ın çözüm önerileri arasında, çay bahçelerinde ve yerleşim alanlarında yüzey sularını güvenli bölgelere aktaracak aktif drenaj sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi, heyelan ve taşkın risk haritalarının güncellenerek yapay zeka destekli erken ikaz sistemlerinin yaygınlaştırılması ve dere yataklarında doğa dostu ıslah çözümlerinin uygulanması yer alıyor. Afetlerin artmasıyla birlikte arazilerinde risk analizi yaptırmak için üniversitelere ve uzman meslek gruplarına başvuru sayısının yılda 1-2'den yaklaşık 50'ye yükselmesi, halk arasında bilinçlenmenin arttığını gösteriyor. Bu artan bilinç, afetlere karşı topyekün bir mücadelenin temelini oluşturuyor.

Yerel Yaşama Yansımaları ve Gelecek Beklentisi

Afet riskleri, Rize'de yaşayan vatandaşların günlük yaşamlarını doğrudan etkiliyor. Tarım faaliyetlerinden ulaşıma, kentsel altyapıdan sosyal yaşama kadar birçok alanda hissedilen bu etkiler, özellikle yaz aylarında artan turizm potansiyeli için de bir tehdit oluşturuyor. Kentin sürdürülebilir kalkınması için iklim değişikliği adaptasyon stratejilerinin hızla hayata geçirilmesi gerekiyor. Gazeteci Aytekin Kalender, özellikle dere yatakları, mazgallar, istinat duvarları ve yağmur suyu tahliye sistemlerinin olası afetlere karşı hazır tutulması gerektiğini vurgularken, riskli bölgelerde yaşayan vatandaşların afet anında nasıl hareket edeceklerine dair düzenli olarak bilgilendirilmesinin önemine dikkat çekiyor. Rize'nin hem yağış şampiyonu unvanını koruması hem de iklim krizine karşı dirençli bir şehir olması, kapsamlı ve sürekli bir çaba gerektiriyor.